Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret327198
 Merkez  Kitabevi - Galip  İLHANER 
Anakronik Jargon - Galip İlhaner 29.12.2016

 Anakronik Jargon - Galip İlhaner 29.12.2016

 


  Anakronik Jargon - Galip İlhaner 29.12.2016




Anakronizim kısaca, tarihsel yanılgı olarak ifade edilebilir. Tarihi olay ya da olguların içerisinde geçtiği zaman ile olay ya da olguda yer alan nesne ya da özelliklerin birbiriyle uyumsuzluğudur.

 

Örneğin; Kanuni Sultan Süleyman bilgisayar kullanmıyordu. Selahattin EYYUBİ bir Kürt ulusalcısıydı,… gibi. Ne Muhteşem Süleyman döneminde bilgisayar vardı ne de Selahattin EYYUBİ döneminde bugünkü anlamıyla ulusalcılık vardı.

 

Hatalı jargon kullanımı Türkiye’de oldukça revaçta. Osmanlı döneminde zamanın şartlarına göre uygulanan yöntemler (kardeş katli, harem,…), tek parti döneminin bütün uygulamalarından bugünkü CHP’yi sorumlu tutma,… gibi örnekler, genel olarak ankronik değerlendirmelere konu oluyorlar. Bir olay/olgu, içinde geçtiği zamanın şartları göz önünde bulundurulmadan değerlendirilemez. Bu yapıldığı anda; gerçeklikten, objektiflikten,… ve bilimden kopulmuş olunur.

 

HATALI JARGONU DEĞİŞTİRELİM

 

Günlük dilde kullandığımız kavramların son derece büyük bir önemi vardır. Yanlış kullanılan kavramlar yanlış sonuçlara, istenmeyen olayların yaşanmasına sebep olurlar. Bugünlerde yine aydınlarımız arasında en çok kullanılan anakronik kavramlar, özellikle Kürt kavramı ile yakından ilgilidir. Aydınlarımızın köklü çözüm önerileri olmayınca, bir kısır döngü içerisinde bocalıyorlar. Artık bu alışkanlıktan kurtulmanın zamanı gelmiştir.

 

PKK ve Kürtler aynı: Kimileri tarafından; PKK ve Kürtler aynı ya da PKK = Kürtler aynı kategoride değerlendirilmektedir. Bu son derece yanlış bir jargondur. Bu jargon süratle terk edilmelidir. Bir terör örgütü ile bir halk asla ve asla yan yana kullanılmamalıdır.

 

Kürt Sorunu: Kürt Sorunu kavramını kullanma alışkanlığını bırakalım. Bazı aydınlarımız iyi niyetle de olsa, hala bu kavramı kullanmaktadırlar. Kürt sorunu vardı ve bitti. Demokrasi sorunumuz var, demokratikleşme sorunumuz var. Demokratikleşme de bir süreçtir.

 

Kürt Devleti: Kürtler devletsiz değildir. Kürtler’in devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Kürtler’in adı kullanılarak ve Kürtler üzerinden (özellikle PKK), İslam dünyası daha da parçalanmaya çalışılmaktadır. Suriye Kürtler’i üzerinden bir oluşum kurulmaya çalışılmaktadır. Bu oluşumun adı: Kürt Devleti değil, PKK (2. İsrail) devletidir. Bundan da ne Kürtler’e ne de insanlığa hiçbir fayda gelmez.

 

Kürt Koridoru: Karıştırılan kavramlardan biri de budur. Kürt Koridoru değil, PKK terör Koridoru. Anadolu Coğrafyası (Ortadoğu)’nın petrollerinin sömürülme koridoru. PKK üzerinden Kürtler kullanılarak, Akdeniz’e petrol çıkarmak için oluşturulmaya çalışılan ‘sömürü koridoru-terör koridoru’ bunun için en uygun kavramdır.

 

Çözüm süreci hataydı: Çözüm süreci hiç olmamalıydı diyenler (aydınlar, uzmanlar, gazeteciler, politikacılar,….) iyi bir uzman olamazlar. Çözüm süreci, Kürtleri büyük ölçüde kazanmıştır. Bugün Kürtler PKK’ya kuyruk olmuyorsa, Türkiye Suriye gibi derinleşmiş bir iç savaş yaşamıyorsa, bu çözüm sürecinin başarısıdır. Çözüm süreci iyi niyetle başladı ama, PKK çözüm sürecine ihanet ederek, çözüm sürecini bitirdi. Sorun çözüm süreci değildi, sorun PKK’nın çözüm sürecine ihanet etmesiydi.

 

Çözüm sürecini kim bitirdi?: Hala, çözüm sürecini PKK’nın bitirmediğini iddia eden, ileri derecede süper zekalı aydınlar maalesef bulunmaktadır. Neredeyse yaşadıklarımızı bize inkar ettirmeye kalkacaklar. PKK’nın çözüm sürecini bitirdiği net bir şekilde ortadadır. Aksini iddia etmek, sadece bir zeka sorunudur.

 

Anakronizime kaydığımız çok sayıda konu bulunmakla birlikte, bugünümüzü en çok etkileyen konuların başında Kürt kavramı gelmektedir. Kürtler PKK’yı bırakmaya çalışıyor, Türk Solu PKK’yı bırakmıyor ve kullanıyor. Bazı Türk aydınlar adeta, Paralel KCK konseyi gibi PKK’ya çalışıyor. Bu anakronik jargondan kurtulmanın yolu artık gelmiştir.

 

SELAHADDİN EYYUBİ BENİM ADIMA KAN DÖKME HAREKETİ

Türkiye ve Kürtler’in, Kürtler’in içinden çıkacak bir Milli Kürt Hareketi’ne ihtiyacı var. Selahaddin Eyyubi’yi kendisine rehber alacak, “Benim Adıma Kan Dökme” diyecek, ‘Genç Siviller’ gibi bir hareket. “Selahaddin Eyyubi Ocakları” şeklinde teşkilatlanacak ve PKK’nın marjinalleşmesi için Kürt Halkı’nı bilinçlendirecek bir harekete ihtiyaç var.

 

RUSYA BÜYÜKELÇİSİNİNE YAPILAN SUİKAST

Rusya büyükelçisi Andrey Karlov’a yapılan suikastın, elbette birden fazla hedefi ve mesajı vardır. Türkiye’nin Rusya ile olan ilişkilerinin hedef alınması ise, en çok üzerinde mutabık kalınan konu oldu. Buradaki asıl verilmek istenen mesaj, direk TÜRKİYE ve ERDOĞAN’adır. Türkiye ve Erdoğan’ın kaderi birleşmiştir. Türkiye’yi terör örgütleri ile terbiye etmeye çalışıyorlar. Türkiye’nin kaderinin birleştiği sembol (ERDOĞAN)’ü ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Terörün ve terör örgütlerinin önüne geçmenin en etkili yolu; silah üretiminin devlet dışı aktörler (özel şirketler/karteller) tarafından üretilmesinin yasaklanmasıdır. Bu yapılmadığı müddetçe, terörün de terör örgütlerinin de önüne geçilemez.

 

http://www.milatgazetesi.com/anakronik-jargon-makale-101892 - Galip İlhaner 29.12.2016

 

  
451 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın