Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret327198
 Merkez  Kitabevi - Galip  İLHANER 
Referandumun riskleri – Galip İlhaner 16 Ocak 2016

REFERANDUMUN RİSKLERİ

 

Referandumun riskleri – Galip İlhaner 16 Ocak 2016


 Referandumun riskleri – Galip İlhaner 16 Ocak 2016

 Referandumun riskleri – Galip İlhaner 16 Ocak 2016



Referandum sürecini ciddi riskler bekliyor. Sistemin değişmesine karşı olan iç ve dış çevreler vardır. Bu çevreler sistem değişikliğini rejim krizine dönüştürerek, Türkiye’yi kaosa sürüklemek için bir fırsat olarak kullanabilirler.

 

Sistemin değişmesine, önemli çekincelerle ve samimi bir şekilde karşı olanlar da vardır. Bu kesimin çekinceleri, AK Parti tarafından dikkate alınmalıdır.

 

Sistem değişikliğini engellemenin yolu, direk Erdoğan hedef alınarak da engellenebilir. Erdoğan, sistemi getirdiği halde seçilemeyebilir de. ‘ERDOĞAN’lı Türkiye, krizlerden kurtulamaz’  ülke algısı oluşturulursa, referandum da cumhurbaşkanlığı seçimi de riskli hale gelebilir.

 

Süreç son derece önemli risklerle yürüyecek gibi görünüyor. Her riskin boyutu da, doğuracağı sonuçlar da önemlidir.

 

Bu riskler;

 

ERDOĞAN: Erdoğan veya önemli bir siyasiye olası bir suikast girişimi süreci zora götürür. Erdoğan ve AK Parti, kendilerinden sonrasını da düşünerek hareket etmelidirler. Önemli olan parti değil ülke/vatandır.

 

KIBRIS: Kıbrıs’ta olabilecek bir oldu bitti, referandum sürecini de cumhurbaşkanlığı seçimini de ciddi bir şekilde etkiler. Gizli bir II. Sykes-Picot (Irak ABD’ye, Suriye Rusya’ya, PKK Koridoru ortak kullanım, Kıbrıs AB (Yunanistan)’ye) Anlaşması hala güçlü bir olasılık olarak duruyor.

 

KATILIM: Referanduma katılım şimdiden düşük görünüyor. Mümkün olduğunca katılımı arttırmak lazım. Katılım yüzdesi/düzeyi düşük bir referandumun meşruiyeti sürekli sorgulanacaktır.

 

OHAL: OHAL sürecinde sistem değişikliğine gitmek riskli bir durumdur. Seçim sürecinde OHAL kaldırılarak bu risk engellenebilir. Birkaç ay OHAL olmadan normalleşme sağlanabilir. Daha sonra gerekirse OHAL yeniden gündeme gelebilir.

 

PKK BOYKOTU: PKK, şimdilik referandumu ve cumhurbaşkanlığı seçimini engelleme planları yapıyor. Bunu başaramayacağına inanırsa, boykot yoluna gidebilir. Marjinalleşmenin önüne geçmek için bu yola başvurabilir. Çünkü bölgede halk sandığa gittiğinde, evet oyları hayır oylarından çok daha yüksek çıkacaktır. Bu da HDP (PKK)’nin aldığı oyların çok üzerinde bir oy demektir. PKK’nın marjinalleşmesi son derece hızlanacaktır. PKK, bu durumu bozmak için her şeyi yapacaktır. Bağımsızlık ilanlı savaş ilanı dahil, bütün kozlarını kullanmaya çalışacaktır. ABDullah ÖCALAN’ı aday gösterme provokasyonu, bu tutmazsa pusulalara Öcalan yazdırmak,…  gibi bir provokasyona bile başvurabilir. Kısacası, süreci zora sokabilecek her türlü provokasyonu yapacaktır. CHP’yi yanına almak için, CHP adayına da oynayabilir. Buna konjoktüre göre karar verecekler. Süreç HDP’nin CHP’ye iltihak etmesine de sebep olabilir.

 

KARA HAREKATI: Kandil’e düzenlenecek bir kara harekatı süreci olumsuz yönde etkiler. Kara harekatından önce atılması gereken çok sayıda adım var. Öncelikle Kandilde, Barzani ile birlikte geniş kapasiteli ve koruculardan oluşan bir birlikle, bir askeri üs kurulmalıdır. Srilanka modeli yerine, PKK’nın öncelikle (Kürtlerin de desteği ile) silah bırakmaya zorlanması yoluna gidilmelidir.

 

CHP: CHP, süreci rejim krizi haline getirmeye çalışmamalı, eleştirilerini yıkıcı olmadan yapmalı, özellikle Alevileri, sol/laik kesimi,… sokağa çekebilecek söylemlerden uzak durmalıdır.

 

MHP: MHP içinden yeni bir parti çıkabilir. Bahçeli ile kalan ekip AK Parti’ye iltihak ederek, AK-MHP olarak yoluna devam edebilir. AK Parti ile MHP’nin birleşme olasılığı son derece yüksektir.

 

TSK: Ordu bu süreçte tahrik edilebilir. ‘Atatürk’ün kurduğu rejim ortadan kaldırılıyor’, ‘Kemalizim yerine Erdoğanizim geliyor’,… gibi tahrik edici söylemlerle… TSK, ABD destekli  bir Kemalist darbeye bile zorlanabilir. Referandum ve cumhurbaşkanlığı sürecinde, İslam adını kullanan radikal yapılar (tarikat, cemaat, örgüt,…) ‘rejimi değiştiriyoruz’ söylemleri ile TSK’yı tahrik edebilirler. AK Parti ve Erdoğan; Atatürk, rejim, Kemalizim,…  söylemlerine dikkat etmelidirler. Atatürk’ün millilik özellikleri ön plana çıkarılabilir.       

 

TERÖR OLAYLARI: Terör olaylarının artacağı açık bir şekilde görülmektedir. Başta PKK ve DAEŞ/IŞİD olmak üzere, bütün terör örgütleri bir anda harekete geçirilecektir.

 

ABD: ABD, Türkiye’yi birçok konuda tehdit edebilir. İncirlik üssünü, nükleer başlıklar/silahlarla birlikte, Suriye (PKK/Rojava/PYD)’ye taşıyabilir, Türkiye’yi nükleer (Irak/Saddam örneğindeki gibi) silah üretmekle bile suçlayabilir.

 

AK Parti ve Erdoğan bu vb risklere göre hareket etmelidir. Bu riskler sadece AK Parti ve Erdoğan’ı değil, Türkiye’yi de tehdit etmektedir.

Selam ve dua ile

 .
 Referandumun riskleri – Galip İlhaner 16 Ocak 2016

  
484 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın