Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret326947
 Merkez  Kitabevi - Galip  İLHANER 
Referandumun Riskleri-2 Galip İlhaner 12 Şubat 2017

Referandumun Riskleri-2 Galip İlhaner 12 Şubat 2017

 

 Referandumun Riskleri-2 Galip İlhaner 12 Şubat 2017

 Referandumun Riskleri-2 Galip İlhaner 12 Şubat 2017




TSK: Ordu bu süreçte tahrik edilebilir. ‘Atatürk’ün kurduğu rejim ortadan kaldırılıyor’, ‘Kemalizim yerine Erdoğanizim geliyor’,… gibi tahrik edici söylemlerle… TSK, ABD destekli  bir Kemalist darbeye bile zorlanabilir. Referandum ve cumhurbaşkanlığı sürecinde, İslam adını kullanan radikal yapılar (tarikat, cemaat, örgüt,…) ‘rejimi değiştiriyoruz’, ‘Halifelik ilan edeceğiz’,… gibi söylemleri ile TSK’yı tahrik edebilirler. AK Parti ve Erdoğan; Atatürk, rejim, Kemalizim,…  söylemlerine dikkat etmelidirler. Atatürk’ün millilik özellikleri ön plana çıkarılabilir. Ayrıca dünyanın gündemi bir anda Halifelik olabilir. Birbiri ardına Türkiye’de ve dünyada (özellikle Afrika) Halifelik ilan eden terör örgütlerinin sayısı artabilir. Hatta küçük İslam ülkelerinden bazıları Halifelik ilan edebilirler. Halifelik kavramı bir anda dünyanın gündemi olabilir ve  ayağa düşürülebilir.

 

TERÖR OLAYLARI: Terör olaylarının artacağı açık bir şekilde görülmektedir. Başta PKK ve DAEŞ/IŞİD olmak üzere, bütün terör örgütlerinin her zamanki gibi bir anda harekete geçirilecekleri görülmektedir. 

 

ABD: ABD, Türkiye’yi birçok konuda (işgal etme tehdidi)  tehdit edebilir. İncirlik üssünü, nükleer başlıklar/silahlarla birlikte, Suriye (PKK/Rojava/PYD)’ye taşıyabilir, Türkiye’yi, nükleer (Irak/Saddam örneğindeki gibi) silah üretmekle bile suçlayabilir.

 

DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR: Dünya 5’ten büyüktür söylemi 15 Temmuz darbesinin en temel sebeplerinden biridir. Güç odaklarını tahrik etmemek için, mümkün olduğunca kullanılmamalıdır. Bu söylem, Türkiye’nin başına daha büyük belalar getirebilir. Bu konuda dikkatli olunmalıdır.

 

MHP ERDOĞAN’A HAYIR DERSE: MHP (BAHÇELİ) referandumda evet cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ERDOĞAN’a hayır diyebilir. Referandumdan sonra ‘tabanımız Erdoğan’a hayır diyor, tabanımız kendi adayını istiyor’ diyerek, farklı bir strateji izleyebilir.

 

AK PARTİ MHP İTTİFAKI: AK Parti MHP ittifakı MHP’nin bölünmesini ve AK Parti’nin özellikle Güneydoğu’da düşük bir ihtimal de olsa zayıflamasına sebep olabilir. MHP’ye bu konuda önemli bir sorumluluk düşmektedir. MHP son derece dikkatli olmalıdır. AK Parti MHP’ye değil, MHP AK Parti’ye yaklaşmalıdır.

 

SAADET PARTİSİ: İç ve dış çevreler, HDP yerine SP’ye oynayacaklardır. Başkanlık yolunda HDP yerine daha çok SP üzerinden, AK Parti ve Erdoğan durdurulmaya çalışılacaktır. Bu durumda Saadet Partisi kendisini HDP gibi kullandırtmamalıdır. Yapacağı muhalefeti, Erbakan üslubunda ve milli bir duruşla yapmalıdır.

 

FETHULLAH GÜLEN’in İADESİ: GÜLEN’in iadesi, Türkiye’ye getirilmesi,… 2. Öcalan vakası gibi bir sonuç doğurabilir. Örgütün toparlanmasına bile sebep olabilir. AK Parti ve Erdoğan’ın referandum sürecinde de cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde de buna ihtiyacı yok. Ayrıca Fethullah GÜLEN’i verip ABDullah ÖCALAN’ı isteyebilirler.

 

ÜNİTER YAPI: Üniter yapı toplumun bütün kesimlerinde hassas bir konu olarak duruyor. İkna etmenin en zor olduğu konulardan biri budur. Bu durum özellikle MHP tabanını etkileyecektir.

 

DİKTATÖRLÜK: Muhalefet diktatörlük üzerinden propaganda yapacaktır. OHAL şartları da bu duruma zemin oluşturmaktadır. Seçim sürecinde OHAL’e ara verilebilir ve daha sonra tekrar uzatılabilir. OHAL’ın geçici olduğu, sürekli hale gelmeyeceği, normalleşme sağlandığında tamamen ortadan kalkacağı iyi/etkili bir şekilde anlatılmalıdır.

 

SEÇİM SİSTEMİ: Özellikle Güneydoğu’da halkın tercihi ve özellikle de kadınların tercihi sandığa tam olarak ve özgürce yansımamaktadır. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeni bir sistem uygulanmalıdır.

Özellikle kırsal kesimde daha çok Güneydoğu bölgesinde oylar özgür bir şekilde kullanılamamaktadır. Oylar baskı altında kullanılmaktadır. Oy kullanılacak yerler ne kadar kalabalık olursa, baskı o kadar azalacaktır. Kırsal kesimde kadınlara baskı yapılıyor, hatta kadınların yerine oy bile kullanılabiliyor.

     PKK kırsal kesimde ciddi bir baskı gücüne sahiptir. Köylerdeki nüfus aynı zamanda aşiret yapısından dolayı şehirlerdeki bir kısım oyları da etkilemektedir.

     Oylar özgür kullanılırsa PKK etkisi ciddi derecede azaltılabilir. Yeter ki özgürce oy kullandırılabilecek bir ortam oluşsun. Bunun yolu da baskıyı azaltmak için güvenliğin sağlanması ve bir sistem kurmaktan geçer. Taşımalı sistemle bu yapılabilir. Her minibüs/araba taşıyacağı yolcu listesiyle taşıma yapar. Hem minibüsçülere iş çıkacağından daha etkili olur. Güneydoğu’da bazı muhtarlar bir köyün  bütün oylarını  kullanabiliyorlar. Halk kime/nereye oy verecekse, kendi özgür iradesiyle oyunu vermelidir.

     En az 3 köy, en az 2 mahalle (küçük ilçelerde) bir arada ve sandık güvenliği sağlanarak seçim yapılmalıdır. Toplu seçim merkezleri de oluşturulabilir.

 

EKONOMİK KRİZ: Göreceli bir ekonomik kriz yaşanmaktadır. İnsanlar ekonomik olarak zor duruma düştüklerinde kurtarıcı ararlar. Hükümetin burada en büyük avantajı, krizler arttıkça halkın iktidara olan bağlılığı artmakta muhalefete olan güveni ise azalmaktadır. Ekonomik kriz 2 ayda derinleşmeyeceğine göre, referandumu çok etkilemez ama, cumhurbaşkanlığı seçimlerini (ve erken seçimi) ciddi derecede etkileyebilir.

 

TUTUKLU OLANLARIN ÖLÜMÜ/VEFATI: Başta ABDullah ÖCALAN olmak üzere; Ali BULAÇ, Nazlı ILICAK, Ahmet Turan ALKAN, Ahmet TÜRK (ömrünün son dönemlerini yaşayan Ahmet TÜRK’ün, tutuksuz yargılanmak üzere bırakılması son derece isabetli olmuştur. Hapiste vefat edebilirdi.),… gibi tutukluların başına bir şey gelirse süreç bundan etkilenir.

 

HAYIR ÇIKMA İHTİMALİ: Hayır çıkma ihtimali son derece düşük görünmektedir. Hayır çıkarsa da dünyanın sonu değil. Her iki durumda da zaten erken seçim olacaktır.

 

ADİL BİR SİSTEM: her şeyden önce rejimin sisteminin, ‘ADALET’ üzerine kurulacağına halkın inandırılması gerekmektedir. Halkın istediği adil bir sistemin kurulmasıdır. Adalet konusunda halk ikna edilemezse, bu sistemin gerçekleşmesi de yürümesi de imkansız olur. ‘Önce İnsan - Önce ADALET ve Herkes İçin ADALET’ üzerine hareket edilmelidir.

 

AK Parti ve Erdoğan bu risklere göre hareket etmelidir. Bu riskler sadece AK Parti ve Erdoğan’ı değil, Türkiye’yi de tehdit etmektedir. ‘Cesur Çoğunluk’ 15 Temmuz gibi bir işgal girişimini engellemiştir. Bu süreci de atlatacaktır.

 .
 Referandumun Riskleri-2 Galip İlhaner 12 Şubat 2017

  
370 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın