Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam51
Toplam Ziyaret327197
 Merkez  Kitabevi - Galip  İLHANER 
Anadolu Barışı/SELAM İttifakı AK Parti-Kürtler-MHP - Galip İlhaner 5 Şubat 2017

Anadolu Barışı/SELAM İttifakı; AK Parti-Kürtler-MHP - Galip İlhaner 5 Şubat 2017

 Anadolu Barışı/SELAM İttifakı; AK Parti-Kürtler-MHP - Galip İlhaner 5 Şubat 2017
.
 Anadolu Barışı/SELAM İttifakı; AK Parti-Kürtler-MHP - Galip İlhaner 5 Şubat 2017
.
 Anadolu Barışı/SELAM İttifakı; AK Parti-Kürtler-MHP - Galip İlhaner 5 Şubat 2017


Anadolu Barışı/SELAM İttifakı; AK Parti-Kürtler-MHP - Galip İlhaner 5 Şubat 2017


Anadolu İttifakı; AK Parti-Kürtler-MHP 

Anadolu Barışı/SELAM İttifakı; AK Parti-Kürtler-MHP

Referandum süreci; bazı ortaklıkların, ittifakların da ortaya çıkmasına zemin oluşturmuştur. Bir yandan AK Parti ve Erdoğan’ın başını çektiği “EVET” cephesindeki Anadolu İttifakı, diğer yandan CHP’nin başını çektiği “HAYIR” cephesindeki statükocu ittifak.

EVET tarafı yeni bir sistem önermekte, HAYIR tarafı ise statükoyu savunmaktadır.

EVET tarafı Erdoğan nefreti ve diktatörlük üzerinden hareket etmekte, HAYIR tarafı İSTİKRAR ve barış/SELAM üzerinden hareket etmektedir.

EVET tarafında Anadolu (Çanakkale) ruhu gibi motive edici bir güç varken, HAYIR tarafında etnik ayrışma ve kan üzerinden hareket eden bir terör (PKK/HDP) örgütü var.

Kısacası hayır tarafında; AK Parti, Kürtler ve MHP var. Evet tarafında; CHP, HDP ve diğerleri var.

Ama, yarış ERDOĞAN (AK Parti) ve CHP arasında ol(acak)maktadır.

16 Nisan referandumu, Anadolu Barışı (SELAM) İttifakı olarak; AK Parti, Kürtler (mütedeyyin/dindar), MHP,… gibi aktörlerin ortak hareket etmesine zemin hazırlıyor.

16 Nisan referandumu; Kürtler için de MHP için de büyük bir fırsattır. Kürtler ve MHP, referandum sürecinde birbirlerine daha çok yak(ın)laşacaktır. Bu realite iyi değerlendirilebilirse; hem MHP için bir fırsat hem Kürtler için hem de Türkiye ve Türkiye’nin geleceği için büyük bir fırsattır.

Kürtler; HDP (PKK) üzerinden CHP ile ittifak yaparken, AK Parti üzerinden de MHP ile ittifak yapacaklardır. Bu fırsat iyi değerlendirilebilirse, Türkiye’nin entegrasyonunu tamamlaması için de önemli sonuçlar doğuracaktır.

Burada yeri gelmişken;

Abdülkadir Selvi, AK Parti-MHP ittifakı ile ilgili olarak, (iyi niyetle, referandum tartışmaları içinde), AK Parti'nin MHP ile ittifakının, Kürt oylarını nasıl etkileyeceğini şöyle ifade diyor:

 

“AK Parti açısından MHP iki ucu keskin bıçak. Çünkü AK Parti’nin çok önemli bir Kürt seçmeni var. Kürtlerden oy alan iki parti var. Biri HDP, diğeri AK Parti. AK Parti önemli oranda Kürt seçmene sahip olduğu için MHP ile mesafesinde dikkatli olması lazım.”

 

Bahçeli (MHP)’nin buna yönelik cevabi değerlendirmesi oldukça sert ve hakaret içerikli oluyor.

 

Partisinin grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli: “Biz Selvi’nin soyisim olduğunu düşünürken, halt aramanın yanındaki küçük direkler olduğunu öğrenmiş olduk. Bu zatın şuursuz ve ucube sözleri bizim nezdimizde küçücük kalmaya, ufalanmaya, çiğnenmeye mahkumdur. MHP, Kürt kardeşlerimizi karşımızda gösteren, kaleminden zehir damlayan her kim varsa hem bölücü hem de su katılmamış bir Türkiye düşmanıdır. Bu kalem ve kılıç artığı şahsın MHP’ye tutumu bellidir. Peki AKP’ye dost mu, yoksa hasım mıdır?.. Kürt kökenli kardeşlerimiz, Türk milletinin asli, eşit ve onurlu fertleridir. Onlarsız gelecek hayallerimizin bir anlamı yoktur. Türk-Kürt arasında nifak sokan casustur, şerefsizdir, zalimlerin kuklası zulmün oyuncağıdır. Kandil’den gelen mesajları servis edenler, MHP’ye “Kürt karşıtı” elbisesi giyenler günahkardır. Şimdi anladınız mı Bay Selvi ve onun gibi düşünenler, Kürt kardeşlerimiz oyuna gelmeyecektir. Bu devletin herkese yetecek şefkatli eli vardır. Bölücülüğe hep beraber “Dur” diyelim, hainlere sırtımızı dönelim” demektedir.

 

Kabul etmek gerekiyor ki; bu değerlendirme MHP ve Bahçeli’ye hiç yakışmamıştır. SELVİ’nin iyi niyetli uyarısı, oldukça sert bir karşılık bulmuştur. MHP, Kürtlere değil PKK’ya kaşıdır. Ayrıca MHP içerisinde de son derece sivri uçlarda yer alanlar vardır. MHP bu samimi uyarıyı iyi bir şekilde değerlendirebilirdi.

 

Ayrıca, AK Parti MHP’ye değil, MHP AK Parti’ye yakınlaşmalıdır. Bu hem AK Parti hem de Türkiye’nin geleceği için önemli ve gereklidir.

 

MHP referandum sürecinde; daha çok Osmanlı vurgulu bir strateji izlemeli. AK Parti ile MHP ortak mitingler düzenleyecekse;

 

Batı illerinde; İstanbul, Ankara, İzmir,… gibi iller.

Doğu illerinde; VAN, Adıyaman, Muş, Bingöl,… gibi iller seçilebilir.

 

15 yıldır AK Parti’ye muhalif olan MHP tabanının, kısa referandum sürecinde adapte olması oldukça zor olmuştur. Ayrıca MHP tabanında, 2 partili sisteme geçileceği ve MHP’nin meclis dışında kalıp, tamamen biteceği korkusu var. MHP bu korkuyu yenmelidir. Bu korku, MHP tabanından bir kesimin, hayır tarafına kaymasına sebep oluyor. 16 Nisan günü yaklaştıkça, EVET oyları artacaktır. MHP tabanı da EVET için daha çok hazır hale gelecektir. Unutulmamalıdır ki; EVET için % 65 üzerinde bir sosyolojik taban mevcuttur. İyi değerlendirilebilirse, % 65 üzerinde “EVET” çıkma ihtimali son derece yüksektir.

 

BARZANİ’nin gelişi

Barzani’nin Türkiye’ye gelişi sadece bayrak krizi üzerinden değerlendirildi. Barzani’nin gelişi önemli sonuçlar doğurdu. MHP tabanını toparladı, AK Parti için ise, Kürtleri referanduma motive etme fırsatı yakaladı. Böylece bölgedeki tembel AK Parti teşkilatları, halka daha kolay ulaşıp propaganda yapabilecekler.

2. Azerbaycan mı  2. İsrail mi geliyor?

Kürtlerin de bir devleti olsun diyenler var. Kürtlerin aslında 4 devleti var. Türkiye, İran, Irak ve Suriye. Kürtler tarihte, geçmişte de devletsiz değillerdi aslında. Selçuklu, Osmanlı,… aynı zamanda Kürtlerin de devletleriydiler.

Gerçeği kabul etmek lazım. Irak dış güçler (ABD,…) tarafından bölünmüştür. Fiili durum budur. Zeten Irak da kendi birliği için yeterince mücadele etmemektedir.

Bir Kürt ulus devleti mutlaka kurulacaktır. Bu devleti Barzani mi kuracak, PKK mı kuracak?, Bu devlet Irak (BARZANİ) merkezli mi olacak, Türkiye (PKK) merkezli mi olacak? Bu devlet; 2. Azerbaycan (Barzani) mı olacak, 2. İsrail (PKK) mi olacak? Bütün mesele budur. Buna da büyük ölçüde Suriye sorunu karar verecek.

PKK Suriye’de başarılı olursa, Türkiye için mutlak ve büyük bir tehdit ve tehlikedir. Barzani başarılı olursa, Türkiye için kısa ve orta dönemde tehdit oluşturmaz.

Kürtlerin Türkiye için tehdit olup olmayacağı da büyük ölçüde Türkiye’ye bağlıdır.

PKK'nın yayın organı dihaber’de yer alan habere göre (24 Şubat 2017 Cuma) Barzani, "Iraklı Kürtlerin bağımsızlıktan yana olduğu, ancak İran ve Türkiye'nin buna karşı olduğuna" dair bir soruya şu yanıtı vermiştir: 

"Referandum bizim doğal hakkımızdır. Bu konu, Bağdat’la aramızdaki bir iç meseledir. İran ve Türkiye’yle hiçbir ilgisi yoktur. Bir ulusun kendi geleceğine karar vermek istemesinin, demokrasi  ve insan haklarına aykırı hiçbir yanı yoktur. Bu referandumu yapmak için hiç kimsenin izin ve müdahalesine ihtiyacımız da yoktur." Diyor.

 

Türkiye için İlham ALİYEV ne ise, Mesut BARZANİ de öyle olmalıdır. Bu her iki taraf için de geçerlidir. Türkiye büyümek zorundadır. Büyümezse küçülmek zorunda kalabilir. Bu büyüme de ancak Kürtler ile olabilir.

Türkiye, Irak’ın bölünmesine, parçalanmasına,… tamamen hazır olmalıdır. Irak, kesin bir şekilde (defacto olarak) bölünmüştür. Bu bölünme zamanla resmiyet de kazanacaktır. Türkiye, Irak’ın bölünmesi ile ortaya çıkacak olan Kürt devleti ile birleşme stratejisi üzerinden hareket etmelidir. Türkiye, Kürtler ile birleşmez ise, Kürtler ile savaşmak zorunda kalabilir. Türkiye’yi bekleyen en büyük tehlike: Türk-Kürt savaşıdır. Tarihin hiçbir döneminde, Türk-Kürt savaşı olmadı. İleride de olmamalıdır. PKK üzerinden, Suriye’de yapılmak istenen, Türk-Kürt savaşının çıkmasıdır. ABD, Rusya, AB,… ortak bir çıkar etrafında birleşmişler ve Türkiye2nin zararına PKK (PYD)’yı desteklemektedirler. Farklı güçlerin bu stratejisinin sonucu, Türk-Kürt savaşıdır. PKK’yı bir PİYON olarak kullanıp, oyunun sonunda VEZİR  olarak çıkarmak istiyorlar.

Kısacası Türkiye, Barzani’nin yanında yer almalıdır. Eğer Türkiye Barzani’nin yanında yer almazsa, Barzani müttefik bulmakta zorlanmaz. ABD, Rusya, İsrail, AB,… gibi aktörler Barzani ile müttefik olur ve Kürt petrollerini de; İran, Irak, Suriye üzerinden dünya pazarlarına ulaştırırlar. Gün gelir, Barzani Türkiye’ye rağmen bağımsız da olur, Ceyhan – Kerkük (Yumurtalık) petrol hattının da bir hükmü kalmaz. Türkiye; Merkez-Denge Stratejisi ile Barzani (Kürdistan)’yi 2. Azerbaycan olacak şekilde desteklemelidir. İleriki yıllarda da konjoktür uygun olduğunda, Türkiye ile 2 Azerbaycan (Azerbaycan+Kürdistan)’da birleşmelidir. Türkiye’nin büyümesi buna bağlıdır. Türkiye bu şekilde büyümezse, küçülmek zorunda kalabilir.

ABD, Türkiye ile birleşip, Türkiye’yi büyütebilir gibi nedenlerle bugün, Bazrani’nin bağımsızlığına karşıdır ve PKK’nın bağımsız Kürdistan ulus devleti kurmasını istemektedir. Yarın ABD, PKK’yı destekleyip Barzani’yi PKK’ya devirterek, PKK’nın önünü tamamen açabilir. PKK (PYD üzerinden)’ya nükleer silah bile verebilir ya da PKK Devletini nükleer silahlarla koruma altına bile alabilir. Türkiye bu realiteye göre hareket etmelidir. Türkiye istese de istemese de ABD (Rusya, AB, İsrail,…) bir Kürt devletinin kurulmasına karar vermiştir. Türkiye bu büyük oyunu bozmak için BARZANİ ile işbirliği yapmak zorundadır. Aksi halde Türkiye’ye rağmen ve Türkiye’nin zararına gelişmelerin yaşanması kaçınılmazdır.

Anadolu Dili ve Edebiyatı Stratejisi

Ortak bir alfabe ve dil geliştirilmelidir. Türkiye, Türkiye ve Türkçe liderliğinde, karma bir dil oluşturmalıdır.

Türkçe, Arapça, Kürtçe, Lazca, Çerkezce, Zazaca, Ermenice,…gibi dillerden de bazı kelimelerin kullanılabileceği, bu kültürlerin de içinde yer alacağı, ortak bir ‘ANADOLU  DİLİ’ ve ‘ANADOLU  EDEBİYATI’ oluşturmak gerekiyor. Türkiye büyümek istiyorsa, buna benzer stratejiler üretmek zorundadır.

NEVRUZ BOYKOTU: Kürt Halkını, iç savaş çıkartma amaçlı, 2017 Nevruzunu, BOYKOT etmeye çağırıyorum. Kürt Halkı bu yılki Nevruz kutlamalarına, hiçbir şekilde katılmamalıdır. Nevruz üzerinden büyük provokasyonlar planlanmış durumdadır. Bu oyunu bozmak için, Nevruz etkinliklerine katılmamalıyız.

FARC Silah Bıraktı ya PKK

Kolombiya’da FARC silah bırakmaya başladı. BM gözetiminde imha edilecek silahların envanteri çıkarılıyor.

Eğer PKK çözüm sürecin bitirip, çözüm sürecine ihanet etmeseydi, bugün FARC örgütü gibi silah bırakacaktı. Bu kadar ‘KAN’ da akmayacaktı.

Suriye’de ise; Türkiye ve Barzani işbirliği halinde, Akdeniz’e çıkacaktı. Bunu engelleyen de PKK olmuştur.

PKK’yı oyuna getirdiler demeyeceğim, çünkü; PKK zaten oyunun küçük ve PİYON bir parçasıydı. IŞİD ve PKK üzerinden, Anadolu (İSLAM) Coğrafyası bölünmeye, kantonlaştırılmaya çalışılıyor. İSLAM dünyasını büyük acılar bekliyor. Bu bölünmeyi, büyük acıların yaşanmasının önüne geçmeyi,… durdurmanın yolu Türkiye’nin Anadolu (İslam) Coğrafyasına lider olmasından geçiyor.
.
Anadolu Barışı/SELAM İttifakı; AK Parti-Kürtler-MHP - Galip İlhaner 5 Şubat 2017

 Anadolu Barışı/SELAM İttifakı; AK Parti-Kürtler-MHP - Galip İlhaner 5 Şubat 2017
.
 Anadolu Barışı/SELAM İttifakı; AK Parti-Kürtler-MHP - Galip İlhaner 5 Şubat 2017
.
 Anadolu Barışı/SELAM İttifakı; AK Parti-Kürtler-MHP - Galip İlhaner 5 Şubat 2017

  
453 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın