Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret326947
 Merkez  Kitabevi - Galip  İLHANER 
Kürdistan referandumu ertelenecek mi - Galip İlhaner 24 Ağustos 2017

Kürdistan referandumu ertelenecek mi - Galip İlhaner 24 Ağustos 2017


 Kürdistan referandumu ertelenecek mi - Galip İlhaner 24 Ağustos 2017


 

Kürdistan referandumu ertelenecek mi? - Galip İlhaner 24 Ağustos 2017

 

TÜRKİYE, Barzani (Kürdistan) referandumunu, kendi kontrolüne almalı. İster yaptırarak, ister erteleterek,... Türkiye'nin dediği olmalı. 05:30 - 18 Tem 2017, https://twitter.com/Galipilhaner/status/887288412616757248

***

ABD; Barzani'nin bağısızlık referandumunu erteleterek (iptal), PKK'ya, PKK (2. İsrail) devleti kurmak için, zaman kazandırmaya çalışıyor. 23:49 - 18 Tem 2017, https://twitter.com/Galipilhaner/status/887564983952953344

***

“Referandumun iptali ya da ileri bir tarihe ertelenmesi. Barzani'nin (Kürt devletinin) Türkiye ile birleşme ihtimalinden dolayı, ABD-İsrail,… Barzani ve Irak'a baskı yaparak, referandumu belirsiz bir tarihle iptal edebilirler ya da erteleyebilirler. PKK'nın devlet kurması için, PKK'ya zaman kazandırmak için, referandumu belirsiz bir sürece erteleyebilirler.” Galip İlhaner, Kürdistan; İslam (EYYUBİ) Cumhuriyeti mi, 2. İsrail mi, olacak?

, http://www.milatgazetesi.com/kurdistan-islam-eyyubi-cumhuriyeti-mi-2-israil-mi-olacak-makale-116677,  27.06.2017

Yukarıdaki mesajlarımızdan da anlaşılacağı üzere, ABD’nin Barzani’ye baskı yaparak, referandumu erteletmeye, iptal ettirmeye,…  çalışacağını daha önce ifade etmiştik.

ABD, neden referandumu İPTAL (erteletmek) etmek istiyor?

Irak’ı parçalayarak, bugünkü tabloya zemin hazırlayan ABD, Kürdistan (Barzani) bağımsızlık teferandumunu erteletmek istiyor. ABD siyaset aktörleri sürekli, Barzani’ye baskı yaparak, 25 Eylül Kürdistan bağımsızlık referandumunu yaptırmamaya çalışıyor.

ABD: Referanduma kesinlikle karşıyız

ABD Başkanı Donald Trump'ın DEAŞ'la mücadele özel temsilcisi Brett McGurk, ABD'nin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) 25 Eylül'de yapılması planlanan bağımsızlık referandumuna 'kesinlikle karşı' olduğunu söyledi. … Washington'daki özel brifingde konuşan McGurk, "Biz referandumun iyi bir fikir olduğunu düşünmüyoruz. Bu vakitsiz. İyi hazırlanmamış. Sadece, Peşmerge ve Irak güvenlik güçleri ile tam iş birliği içinde çatışmaların DEAŞ'a karşı sürmesi gerektiği Havice'den bahsettim. Bunun (referandumun) potansiyel olarak yıkıcı sonuçları olabilir" dedi. "O nedenle açıkçası Iraklı liderlerle bu konuda çok ayrıntılı olarak görüşüyoruz. Dışişleri Bakanı (Rex) Tillerson son birkaç günde bu konuda bir dizi önemli telefon görüşmesi yaptı" diye sözlerini sürdüren McGurk, "Bakın, şu anda Kürt yetkililerin 25 Eylül'de yapmak istediklerini açıkladığı bu referanduma odaklandık. Bu ABD'nin kesinlikle karşı çıktığı bir şey" ifadelerini kullandı. http://www.hurriyet.com.tr/abd-referanduma-kesinlikle-karsiyiz-40542553, 07 Ağustos 2017”

***

ABD 'ERTELEME', BARZANİ 'GARANTİ' İSTEDİ

…  Görüşmede 25 Eylül’de Federal Kürdistan'da yapılacak olan bağımsızlık referandumu da ele alındı.

ABD Savunma Bakanı, Kürdistan halkının haklı tarihsel mücadelesini anladığını belirterek, referandum kararının “zamansız olduğunu” ifade etti. Mattis, referendum kararının IŞİD’le savaşta engel teşkil edebileceğini ve terörle mücadele konusunda sorun çıkaracağını savundu.  Hewler ile Bağdat arasındaki görüşmeleri “olumlu” karşıladığını söyleyen Mattis, “Görüşmelerin sürmesini umut ediyorum” dedi. Barzani ise, referandum kararının şahsi bir karar olmadığını, halkın meşru hakkı olduğunu, demokrasi ve insan hakları prensiplerine aykırı olmadığı gibi, IŞİD’le savaşta da sorun teşkil etmeyeceğini vurguladı. Kürdistan halkının Irak devleti ile geçirdiği tarihi süreç ve anayasanın çiğnenmesine değinen Barzani, Irak Anayasası’nın Kürdistan halkına bu hakkı verdiğini kaydetti. Zorla birlikteliğin hiçbir zaman başarı ve huzur getirmeyeceğini vurgulayan Barzani, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birlikte yaşamayı amaçladık ancak başarılı olamadık. Sorunların daha fazla derinleşmesini engellemek için iki iyi komşu olarak yaşamak istiyoruz.  Referandumun ertelenmesine dair olan taleplerin karşılığında bize alternatif sunulmalı ve bu alternatif referandumdan daha güçlü olmalı.  Kürdistan halkı şiddetten uzak, barışçıl yollarla haklarını savunmakta ısrarcı olup, iki iyi komşu olarak birlikte yaşamak adına Bağdat ile görüşmelerini sürdürecek.” Görüşmede, Barzani ve Mattis, iki taraf arasındaki ilişkilerin sürdürülmesi konusunda hem fikir kaldı. http://www.ilkehaber.com/haber/abd-erteleme-barzani-garanti-istedi-44514.htm, 23 Ağustos 2017”

***

ABD’nin en etkili aktörleri, Bazrani’nin bağısmızlık referandumunu yapmasına karşı çıkıyorlar. Irak’a müdahale yaparak Barzani’nin yolunu açan ABD, şimdi Barzani’nin yolunu kapatıp, PKK’nın yolunu açmaya çalışıyor.

Çünkü; ABD, Bazrani’nin değil, PKK’nın devlet kurmasını istiyor. Barzani, Kürdistan Devletini kurarsa, Türkiyeye mahkumdur. Denize çıkış ve başka sebeplerden dolayı, Barzani Kürdistanı, Türkiye ile iyi ilişkiler içerisinde kalmak zorunda. Ya tercih (Türkiye ile birleşme – Misak-ı Milli) ya da zorunluluk.  Reel durum böyle.

PKK, Kürdistanı kurarsa, Türkiye’ye mahkum olmaz. Tercihi de Türkiye olmaz. Türkiye ile Arap dünyası aarsında 2. Ermenistan (tampon), olur, 2. İsrail olur. Akdeniz’e çıkışı da olacağından, ABD’ye minnet borçlu ve ABD’nin (NATO’ya bile alınabilecek, 52. Eyaleti olur) mahkumu olur. Tabi ki; Türkiye’nin başına da bela olur. Türkiye’yi,  Irak ve Suriye gibi bölmek için de mutlaka kullanılacaktır.

İsrail, Barzani lehine söylemelriyle, Türkiye’yi Barzani’ye karşı provoke etmeye çalışıyor. Hakikatte; ABD, İsrail, İran, Rusya, Almanya,… gibi aktörler… PKK’nın (laik/komünist) bir devlet kurmasından yanalar ve Barzani’ye de karşılar. Şunu her aktör görüyor ki; ya Bazrani Kürdistan Kürt Devletini kuracak, ya PKK 2. İsrail devletini kuracak. Bu durumda; Barzani desteklenirse, kerhen desteklenmiş olunacak. PKK ise zaten gönüllü bir tercih olarak destekleniyor.

 

Barzani mi ABDullah ÖCALAN mı?

Ya Barzani ya Öcalan, temel aktör olacak.

ABD, İsrail, İran, Rusya, Almanya, AB,… gibi aktörler… PKK’yı seçtiklerine göre, ÖCALAN (Cemil BAYIK)’ı aktör olarak kabul ediyorlar. Türkiye ise; yıllardır kendisine  aktör(ler) belirleyecek bir strateji geliştiremedi ve elimizde (zorunlu olarak), tek aktör olarak BARZANİ var.

Kendi aktörünü kendin yetiştirememişsen, oluşturamamışsan,… sonuçlarına da katlanacaksın. Bu, Türk dışişlerinin büyük bir başarısızlığı olarak tarihe geçecektir. Türkiye, kendi aktörünü oluşturamadığı için, Barzani ile zorunlu olarak ortak hareket etmek zorunda kalmıştır/kalacaktır. Barzani zorunlu tercihinin, Türkiye’ye ne kazandıracağını da zamanla göreceğiz.

Kürdistan’a ; E+2B (ERDOĞAN - Barzani ve Devlet BAHÇELİ) karar verecek.

Türkiye (Erdoğan, Bahçeli), Barzani ile Öcalan (PKK) arasında bir tercih yapmak zorundadır. Türkiye, gerçeklere göre hareket etmek zorunda. Bugüne kadar Barzani’ye bir alternatif oluşturamayan Türkiye, ya Barzani’yi (kerhen de olsa) destekleyecek ya da Öcalan (PKK) için oluşturulan fiili duruma razı olmak zorunda kalacak.

KANDİL HAREKATI

PKK, artık büyük güçlerin modern ve kiralık ordusu haline gelmiştir. PKK artık, ABD ordusunun bir tugayıdır. PKK aynı zamanda, İngiltere’nin kurduğu Doğu Hindistan Şirketi gibi, ABD’nin bir şirketidir.  Modern silahlarla, hatta, nükleer silahlarla bile donatılabilir. Türkiye, bu gerçeğe göre hareket etmek zorundadır. PKK’ya yapılacak müdahale, ABD’ye savaş ilanı demektir. Türkiye, Kandil’ye bir operasyon yaparsa, karşısında ABD’yi bulacaktır. Kandil harekatı, Barzani’siz olmaz. Türkiye, Barzani ile hareket etmek yerine, İran ile hareket ederse, bütün Kürtleri PKK'ya itebilir. KANDİL harekatı, bütün Kürtleri, ulusal çıkar etrafında birleşmeye sebep olabilir. PKK’ya karşı başarılı olmak için tek yol vardır. O yol da, Kürtleri kazanmaktır. Türkiye bu yolda önemli bir başarı kazanmıştır. Bu başarının devam etmesi gerekmektedir.

ULUSAL ÇIKAR

Ulsulararası ilişkilerde en belirleyici faktör, çıkardır. Devletler arası ilişkiler, ‘ulusal çıkar’ üzerinden şekillenir. Henüz, uluslar çağındayız. Aynı zamanda, ulus çağından imparatorluklar

(Anadolu İmparatorluğu, ABD İmparatorluğu, RUS İmparatorluğu, Almanya Birleşik Devletleri İmparatorluğu,…)

çağına, hatta, tek dünya devletine doğru da gidiyoruz.

Küreselleşmenin sonucunda, tek dünya devleti oluşacaktır.

Ya Türkiye liderliğinde, İSLAM (Anadolu) İmparatorluğu

ya AB (İngiltere,…) liderliğinde, Hristiyan (VATİKAN,…) İmparatorluğu kurulacaktır.

Kısacası; küreselleşmenin sonu, İslam (Anadolu) imparatorluğu ile sona (ermelidir) erecektir.

Henüz, uluslar çağı kapanmadığına göre, Kürtler için de ulusçuluk bitmiş değildir. Hiçbir halk (özellikle)  kendi adıyla, kendi devletinin kurulmasına karşı çıkmaz. Bu durum, Kürtler için de geçerlidir. Türkiye, yeni bir dünya düzeni için, yeni bir dünya için,… dost ülkeleri bir araya getirerek, Anadolu Paktı kurmalıdır. Küçülmek yerine, büyümeyi stratejik bir hedef yapmalıdır. Aksi halde, küçülmek zorunda (kalacaktır) kalabilir. Türkiye’nin büyümesinin en önemli yolu, Türk(men)ler değil, Kürtlerdir. Buna göre stratejiler belirlenmelidir. Türk-Kürt (Misak-ı Milli) Birliği üzerine stratejiler geliştirilmelidir.
.
 Kürdistan referandumu ertelenecek mi - Galip İlhaner 24 Ağustos 2017
.
Kürdistan referandumu ertelenecek mi - Galip İlhaner 24 Ağustos 2017
.
 Kürdistan referandumu ertelenecek mi - Galip İlhaner 24 Ağustos 2017
.
 Kürdistan referandumu ertelenecek mi - Galip İlhaner 24 Ağustos 2017

  
325 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın